Trump ikinci bir Irak yaratma peşinde ama koltuğunu kaybedebilir: Bu bir “deli işi” - Mustafa Kemal Erdemol

ABD’yi şu anda ciddi zihinsel sorunları olan, ergen liseli tutumlu biri yönetiyor
2017-04-07

Donald Trump’ın ABD’yi Ortadoğu’nun sorunlarından uzak tutacağı konusundaki seçim vaadi uzun ömürlü olmadı. Ülkeyi şirketleri gibi yöneteceğini sanan, ABD devlet ve savaş mekanizmasındaki dengeleri de bilmediği de çok açık olan Trump’ın Suriye’ye, BM’yi bile bilgilendirmeden saldırması her şeyden önce rüşdünü ispatlamaya yönelik.

Çünkü “dediğimi yaparım” türü bir tarzı var Trump’ın, bu saldırı bunu “kanıtlaması” için iyi bir fırsat oldu. Oysa bu tür tutumları alanlara “kararlı”, “sözünde duran” yerine düpedüz deli derler. ABD’yi şu anda ciddi zihinsel sorunları olan, ergen liseli tutumlu biri yönetiyor.

BM’ye danışmadan bir ülkeye bomba yağdırmak ABD’nin ilk kez yaptığı bir şey değil, ilk yapan da Trump değil. George W. Bush da yapmıştı bunu Irak’a saldırırken. Üstelik Irak’a saldırı gerekçesi de hala kanıtlanamamış olan Saddam’ın elinde kimyasal dahil kitle imha silahları olduğu iddiasıydı. Suriye’de olmadığını (çünkü 2014’de imha edildiğine tanık olmuştu) BM’nin de kabul ettiği kimyasal silahın sivillere karşı kullanımı iddiası Trump’ın kanıtlaması gereken bir iddia. Bu konuda başı ağrıyacak yakında.

Trump Neden Vurdu?
1) Trump’ın ABD kamuoyuna ne kadar kararlı olduğunu göstermek için bir fırsat aradığı biliniyordu. Suriye saldırısı ile bu fırsatı bulmuş oldu. Trump hem seçim vaadlerinde hem de başkanlığında kamuoyunun gözünde inisiyatif alan biri olmaktan çok evinde oturduğu televizyon karşısında “ben olsaydım şöyle yapardım” diyen “her şeyi çözen” adam figürüne benzetiliyor. En son Obama’nın Sağlık Sigortası yasasını iptal ettirme konusunda kendi partisinden bile destek alamayışı yetersizliğini göstermişti. Suriye konusunda bu kadar çabuk fikir(!) değiştirip saldırıya geçmesi bu imajı da yok etme çabasının bir parçası. Sadece bunun için ülkesinin maceraya sokar mı biri denebilir ama Trump normal biri değil.

2) ABD’de başını John McCain adlı son derece saldırgan bir senatörün çektiği bir grup muhafazakar senatör, Obama’ya yaptıkları gibi Trump’a da Suriye konusunda Esad karşıtı adımlar atması konusunda baskı yapıyordu uzun zamandır. İsrail lobisinin bu baskıda büyük rolü var. McCain ve onun gibi düşünenler için Suriye aşılması gereken son tepe. Bu tepenin aşılmasıyla oluşturulacak küçük devletçikler ABD ‘nin bölgede kalıcılaşması için gerekli.

3) Saldırı bölgede inisiyatifin Rusya’da olmasından memnun olmayan ABD yönetiminin “ben de varım” demesidir.

Sonuçları ne olur?
4) Rusya’yla anlaşılan bazı konularda, örneğin Suriye’de Kürt gücünün kullanılmasında, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasında görüş ayrılıkları başlamış olacak.

5) En önemlisi IŞİD’e karşı verilen ortak mücadelede derin çatlaklar oluşturacak. Bu IŞİD’in toparlanmasına yol açabilir.

6) Trump, bir anda Kuzey Kore’ye, İran’a, Suriye’ye, Rusya ile Çin’e hem ticari hem siyasi savaş açmış durumda. Irak felaketinin sonuçlarını hala yaşayan, Afganistan’da burnu pislikten kurtulamayan ABD’de Trump’ı başkanlıktan uzaklaştırmak için süreç de yakına başlayabilir.

(Kaynak: BirGün)