9 Temmuz gençlik için son değil başlangıç olacak

Gençlik Muhalefeti Türkiye Yürütmesi Gizem Kürekçi, BirGün'ün Adalet Kürsüsü'ne yazdı...
2017-07-08

Bugün ülkemizde, her zaman söylediğimiz gibi AKP ile büyümüş bir gençlik kuşağı var. Tüm hayatı siyasal İslam ve piyasacı politikalarla bastırılan bir gençlik kuşağı. Ama şimdi görüyoruz ki bir umut ışığı var. HAYIR diyen milyonların iradesi şimdi kendini parlamento dışında ifade etmeye ve daha da önemlisi bu yola inanmaya başladı. Gerçek bir demokrasinin ve eşitliğin AKP iktidarından değil de halkın en geniş kesimlerinin sokaktaki iradesiyle geleceği fikri gerçekçi görünmeye başladı. Şu an bulunduğumuz sürecin en büyük artılarından biri budur. Gerçek bir demokrasinin diktatörlüğün tekeline aldığı Meclis’te değil de halkın kendi elinde yani sokakta olduğu fikri şu an en itici güçtür. Bu yüzden 9 Temmuz’un da bir son değil, bu iradeyi birleşik bir mücadele zemininde örgütleyecek bir başlangıç olması gerekir.

Gençlik açısından da bu seçeneğin güçlendirileceğini düşünüyoruz. AKP rejimi iktidara geldiği günden bu yana yukarıdan aşağıya dinci-gerici bir gençlik kuşağı yaratmak istedi. Kılık kıyafetlerinden, kaldıkları evlere kadar, liselerden üniversitelere, sokaklardan mahallere kadar gençliğin bulunduğu her yer iktidarın saldırısına maruz kaldı. Gençlik piyasacılık ağı ile beraber cemaat ve tarikat yurtlarına, okullarına mecbur bırakıldı. Can güvenliği sıkıntısı, gericilik ve geleceksizlik bu ülke gençliğinin karşısına dikildi. Ama bu çözümü olmayan bir kavga değil. Artık siyasal İslam ve piyasacılık tarafından çembere alınmamış, gençlerin üniversite harçlarını ödemek için güvencesiz şekilde çalışmak zorunda kalmadığı, küçücük kardeşlerimizin dinci-gerici yurt ve vakıflarda ölüme ve cinsel istismara terkedilmediği, sıra arkadaşlarımızın dershane masraflarını ödeyemediği için intihar etmediği, gençliğin işsizlikle boğuşmadığı, laikliğin ve özgürlüğün Türkiye’sini kurmak ve gerçek bir adaleti sağlamak için gençliğin birleşik bir mücadeleye ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bu ülkenin aydınlık geleceği, onun gençliğinin ilerici, devrimci yönelimlerine; gençlik ise kendi öz gücüne ihtiyaç duyuyor. Gençliğin öz gücüne kavuşması ise, laiklik ve cumhuriyet temelinde siyasal İslam’a karşı gençliğin birleşik hareketini kurmaktan geçiyor. İşte Adalet Yürüyüşü alanda ve sokakta bu birlikteliğin adımlarının atıldığı, gençliğin iradeyi kendi eline aldığı ve memleket meseleleri hakkında sorumluluk üstlendiği ve “Bu memleket bizim!” dediği bir tarzda şekillenebiliyor. Bugün özellikle 16 Nisan’da artan milyonların öfkesi, çoğunluğu HAYIR demiş bu ülkenin gençliğinin dinamizmiyle buluşuyor ve büyük küçük demeden herkesin kilometrelerce yol teptiği bir umudu şekillendiriyor.

Bunu iktidarın yürüyüşe yönelik saldırılarından görebiliriz. Bu kucaklaşma ve bütünleşme iktidar nezdinde büyük bir korkuya sebep oluyor. Tehditler, saldırılar ve gözaltılarla halkın iradesi bastırılmaya çalışılıyor. Ama halk geri adım atmadan gün geçtikçe daha da kalabalıklaşarak bu sıcağın altında yürümeye devam ediyor. İşte sahiplenmemiz gereken bu iradenin altında yatan motivasyondur.

Biz de Gençlik Muhalefeti olarak farklı farklı illerden arkadaşlarımızın katılımıyla yürüyüşe omuz veriyoruz ve birleşik bir gençlik mücadelesinin yollarını sadece masada değil aynı zamanda sokakta da aradığımızı gösteriyoruz. Çünkü bu ülke gençliği bu ülkeden kaçmak, biat etmek, ölüme sürüklenmek, siyasal İslam’ın saldırıları altında yok olmak zorunda değil. Bizim için başka bir gelecek mümkün. Bilinci ve kalbi laiklikten, cumhuriyetten, emperyalizme karşı bağımsızlıktan ve özgürlükten yana olan tüm gençleri bu birleşik mücadele iradesine omuz vermeye, kendi geleceklerini kurmak için sorumluluk almaya çağırıyoruz. Bu nedenle 9 Temmuz bu ülke gençliği için de bir son değil, bir başlangıç olmak zorundadır.