Taksim Hukuken Serbest - Av. Doğan Erkan

2017-12-28

*savunmahareketi.org


Özet olarak; 2911 Sayılı Kanun kapsamında yer alan ve “Genel Yollarda” gösteri yürüyüşünü suç sayan madde, “hava karardıktan sonra” yapılan gösteri yürüyüşünü suç sayan madde, “günlük yaşamı aksatmayı” suç sayan maddeler iptal edildi!

Detaylara gelecek olursak;

Gezi Direnişinin hemen akabinde kurulan Dönemin Ankara Barosu TOMAK (Toplumsal Olaylara ve Davalara Müdahil Avukatlar Kurulu) kurucu başkanı ve Savunma Hareketinde de yer alan avukatlardan HKP avukatı Av. Doğan ERKAN, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerinin pek çok maddesinin anayasaya aykırı olduğunu pek çok Gezi davasında ileri sürmüştü.

Nihayet Marmaris Asliye Ceza hakimi ve dönemin Yarsav Başkan yardımcısı hakim Defne Bülbül, baktığı bir davada, Av. Doğan ERKAN’IN, ANAYASAYA AYKIRILIK itirazlarını uygun bularak, 2014 yılında bu maddelerin iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine göndermişti.

CHP ise ana muhalefet partisi sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde genel iptal davası açmıştı.

Anayasa Mahkemesi’nin, Av. Doğan ERKAN’ın itirazıyla Defne BÜLBÜL’ün gönderdiği iptal taleplerini ve CHP’nin genel davasını birleştirerek gördüğü davada verdiği karar, bugün resmi gazetede yayımlandı.

Tüm değerlendirme, toplantı ve gösteri yürüyüşünün demokratik bir hak olduğu, ancak özüne dokunulmaksızın sınırlandırılabileceği, ve fakat bu sınırlandırmanın demokratik toplum gereklerine uygun, orantılı ve gerekli olması ölçütlerine dayanmaktadır. Bu perspektif, tüm hak-sınırlandırma paradoksunun yerleşmiş kriteridir ve kriter sahibi AİHM’dir. Anayasa Mahkemesi, AİHM’in bu kriterinin bir Türkiye uygulayıcısıdır/olmalıdır.

Orantılılık, gereklilik, ölçülülük kavramları elbette izafidir, soyuttur. Bu bakımdan demokrasi kültürü ve yargının demokratiklik kültürü, bu kriterlerin ufkunu belirlemektedir. Türkiye’de bu ufuk, hukukta ve siyasette oldukça dardır.

Somuta gelelim…

Mülki amirin, gösteri/yürüyüş güzergahı belirleme yetkisi iptal edilmese de, bu yetkisi oldukça sınırlandırılmıştır. Bu yetkinin ancak;

-ölçülülük
-hakkın özüne dokunmama
-mülki amirin güzergah/alan belirleme yetkisini, düzenleyicilerin mekan tercih etme serbestisine saygı çerçevesinde kullanması gerektiği
– güzergah belirleme konusunda siyasi partilerin, belediye başkanlarının, sendikaların, meslek örgütlerinin önerilerini dikkate alınması gerektiği

açıklanmıştır.

Mülki amirin güzergahı sınırlarken, tercih hakkını aşırı biçimde kısıtlayacak, yürüyüşe katılımı caydıracak, hakkın kullanımını zedeleyecek şekilde belirlenmesi durumunda, idari yargıda iptal edilmesine işaret etmesi itibariyle karar olumludur.

İki üye ise bu görüşe katılmayarak, mülki amirin güzergah belirleme yetkisinin iptali gerektiğini ifade etmiştir.

– “Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin, vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmayacak şekilde yapılması” şartı Anayasa Mahkemesi tarafından, anayasaya aykırılık itirazımıza paralel gerekçeyle iptal edilmiştir.  Anayasa Mahkemesi şöyle demiştir;

“Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı mekan ve güzergahların belirlenmesinde, o mekan ve güzergahı kullanan diğer bireylerin hak ve özgürlüklerine mutlak bir üstünlük tanınması durumunda, sadece şehir merkezlerinden uzak yerlerin toplantı ve gösteri yürütüş güzergahı olarak belirlenmesi sonucu ortaya çıkabilmektedir.

AİHM kararlarında vurgulandığı üzere toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmazdır. Demokratik toplumun önemli yap taşlarından olan gösteri yürüyüşünün gündelik yaşamı bir miktar zorlaştırmasının hoşgörüyle karşılanması gerekir.”

Bu gerekçeyle AYM, yasanın “vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmayacak şekilde yapılması” kuralını iptal etmiş, barışçıl gösteri/yürüyüşün, günlük yaşamı zorlaştırabileceğine hükmetmiştir.

– Gösteri/yürüyüşlerin güneş batmadan önce dağılması kuralı Anayasa Mahkemesince, itiraz gerekçelerimize uygun olarak iptal edilmiştir.
Anayasa mahkemesi özet olarak şu gerekçeyle yasanın bu kuralını iptal etmiştir:

“Açık alanlardaki toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin güneş batmasından sonra devam etmesinin mutlak olarak yasaklanması, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahaleyi orantısız kılmaktadır. Bu kural ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahale demokratik bir toplumda gerekli ve orantılı değildir.”

Bu iptal kararının yayım tarihinde 90 gün sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırılmıştır.

– Toplantı gösteri yürüyüşünün mülki amirliğe bildirim kuralı iptal edilmese de, bildirimin “izin” niteliğinde görülemeyeceği ve esasen toplantı gösteri yürüyüşünü pozitif olarak korumak için getirildiği” açıklanmıştır.

İki üye, yine de bildirim şartının iptali gerektiğini ifade etmiştir.

– Genel yollarda toplantı gösteri yürüyüşünü suç sayan düzenleme iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi şu gerekçeyle bu yasa kuralını iptal etmiştir:

“ Genel yollarda toplantı düzenlenmesin bu yolları kullanan kişilerin seyahat özgürlüklerini kısıtlaması, otomatik olarak bu yollarda toplantı yapılmasının yasaklanmasını gerektirmez. Diğer bir ifadeyle trafik akışının bozulması riski, genel yolların toplantılara tamamen kapatılmasına haklılık kazandırmamaktadır. Daha önce vurguladığımız üzere toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmazdır”

OHAL koşullarında, bu AYM’ya göre olumlu bir karardır.
Toplumsal muhalefete hayırlı uğurlu olsun.