Yılbaşında Gerici Kuşatma ve Siyasal İslamın Toplumsal Tahkimatı

Yılbaşı kuşatması, Türkiye’nin bir din devletine dönüştürülmesine yönelik yoğunlaştırılan ve süreklilik kazandırılan politikanın birer parçaları.
2017-12-29

2017’inin ilk saatlerine Reina Katliamı ile girmiştik! Yılbaşı öncesinde tıpkı bugünküne benzer bir gerici-yobaz proganda ve katliamın ardından da katliamı ‘haklı’ bularak coşkuyla karşılayanlara da şahit olmuştuk. Bugün de yılbaşı üzerinden benzer kuşatmaya şahit oluyoruz!

*

Yılbaşı kutlamalarına yönelik önce ‘güvenlik’ gerekçesiyle yasaklar gelmeye başladı. İstanbul’da Taksim’de, Beşiktaş’ta ve son olarak Şişli’de kutlamalar yasaklandı. Şişli’de yılbaşı için sokaklara asılan ışıklar söküldü. Bu yasakları Ankara takip etti ve Kızılay yasaklandı. Siyasal İslamcı rejim, dinci kuşatmayı yılbaşı üzerinden de sürdürerek,  yılbaşını kamusal alanine dışına itiyor! Kamusal alanda yılbaşı kutlamalarını engelleyerek, evlere hapsetmeye yönelik bir kararlılık bu yasaklarla hayata geçirildi.

*

Bu yasaklara dinci-gerici propaganda eşlik ediyor. Cuma namazı çıkışı protestoları, milli piyango almaktan eğlenmeye hatta yılbaşı gecesi kuruyemiş yemeye kadar her şey ‘müslümanlık dışı’ bir faaliyet olarak tanımlanarak ‘tebliğlerde’ bulunuluyor! Bu da yasaklara ek olarak kamusal alandaki ya da çeşitli mekanlarda kutlamalara yönelik ekstra bir basınç olarak devreye sokuluyor.

*

Yılbaşı üzerinden yaşanan bu kuşatma ve öne sürülen saçmalıklar basitçe üzerinden atlatanacak bir konu olmanın ötesinde bir hedefi içeriyor. Siyasal İslamcı rejim, toplumsal yaşamın her alanını belirlemeye yönelik özel bir politika izliyor. Bunun parçası olarak bir yaşam biçimini dayatırken bunun dışındaki her tür faaliyeti kamusal alandan dışlayacak bir baskı ortaya koyuyor. Devlet gücüyle birlikte bu adımın her evresinde siyasal İslamcı kuvvetlerle toplumsal alandan bir basınç da buna eşlik ediyor.

*

Bunlar, Türkiye’nin bir din devletine dönüştürülmesine yönelik yoğunlaştırılan ve süreklilik kazandırılan politikanın birer parçaları. Toplumsal alan alabildiğine abluka altına alınıyor. Siyasal İslamcılığın ekseninin dışında olan her tür etkinlik ve eylem OHAL’in de varlığı altında yasaklanıyor. Bu dışlama bir kuruluşla birlikte, Türkiye’deki seküler hayatı bastırmanın ve yerine kamusal alanı siyasal İslamcılıkla doldurmanın adımları.  2017 bu adımların hızlandığı bir yıl oldu, bu adımları durduracak laiklik mücadelesinin büyütülmesinin 2018'de de yine birinci görev olduğunu ortaya koyuyor.