A.Gül Meselesi ve Muhalefetteki Acizlik - Emir Yıldız

2017-12-29

A.Gül’ün KHK eleştirisi AKP içinde (uzun zamandır beklenen) cepleşmenin işaret fişeği olarak görüldü. Erdoğan’ın, Gül’e açık yanıt vermeye tercih etmesi ve Gül’ün geri çekilmeyip eleştirilerinin arkasında durması bu yorumları güçlendirdi. A.Gül’ün, Erdoğan’ın Saray blokunun parçası olmadığı bilenen bir durum. Gül zaman zaman farklılıklarını bir kenara not etse de bunun daha ilerisine geçecek adımları atma niyetini-iradesini şimdiye kadar ortaya koymadı. KHK çıkışı ve sonrasındaki açıklamalar bu bilinen (iç çelişkinin) açık alanda (düşük yoğunlukla olarak) ifade edilmesi (Karar gazetesi ziyaretini de buna eklemek mümkün) kuşkusuz ki yeni bir duruma işaret ediyor. Ötesinde uzunca zamandır AKP cephesinden Gül’e yönelik sert eleştiriler hız kesmeden devam ediyor. Bu çelişki 2019 projeleri etrafında önem kazanıyor. Gül’ün, Erdoğan’ın karşısında aday olması ya da Erdoğan karşıtı cepheye başka bir biçimde güç verme ihtimali üzerinden bir saflaşma noktası oluşuyor.

*

Gül’ün bu çıkışıyla görünürlülük kazanan çelişkinin nereye kadar varabileceğini şimdiden kestirmek güç. Ancak, 2019’a giden süreçte bu çelişkiden doğabilecek yeni bir durum ihtimal dahilinde görünüyor. Gül, bu saflaşmada muhalefet cephesindeki kimi unsurlar açısından da Erdoğan’ın nobranlığından ve tek adamlığından kurtuluşun önemli bir kuvveti olarak görülüyor. Yine, Erdoğan’la çelişkileri yoğunlaşan ABD ve Batılı güçler nezdinde de Gül’ün daha makul bir partner olduğu biliniyor.  Bu potansiyel güce karşın Gül, bugüne kadar ara çıkışların ötesine geçemedi. Bugün de Gül ancak bir kazanma ihtimalinin ortaya çıktığı, bugünkünden daha ileri bir durum ortaya çıkabildiğinde ancak ileriye doğru hamle yapabileceği görünüyor. Bu da tam da siyasal İslamın bir başka biçimde sürmesi ve bunu yaparken de toplumun Erdoğan’la özdeşleşmiş tepkisinin kırılmasının vesilesi kırılması ihtimali var.

*

Tam da burada muhalefet hareketinin Gül eksenli duruşunu değerlendirmek gerekir. Siyasal İslamla uzlaşarak Erdoğan ve AKP’nin yenilebileceğine yönelik sakat bir yaklaşım muhalefet alanını dolduruyor.  Siyasal İslamcı rejimin kurucu muhataplarından birisini diğerine karşı çözüm olarak sunan bir muhalefet topluma acizlik dışında bir şey vaat edemiyor! A.Gül’ün hafif kıpırdanmasının hemen ardından, mesela HDP Milletvekili Garo Paylan’ın ‘Abdullah Gül’e ihtiyaç var’ sözleri 2019’a giderken muhalefet saflarındaki yığınakların yönünü ve muhtevasını işaret etmesi açısından önemli. CHP’nin de Ekmeleddin denemesinin ardından, İYİ Parti’den Gül’e uzanacak bir ittifak çizgisine hiç de uzak olmadığı ortada. Muhalefet hareketinin 2019’a giderken rotasını belirlerken bu yığınakları görüp toplumu bunlara mecbur etmeyecek bir başka yolu yaratma sorumluluğu artık bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor. Evet bu odakların bu politik aklın dışında bir odak yaratılarak topluma çözüm olarak sunulan sağ siyasetlerin, liberal ve düzen içi alternatiflerin ötesine geçebilmek mümkün olabilecek. Yapılması gereken şey bu kadar açık biçimde ortada. 2018 böyle bir iradenin böyle bir yol açıcılığın yılı olacak!