İtalya’nın Yeni Faşizmi - Nıcola Perugını

2018-01-14

Faşizm hala hayatta ve İtalya'ya zarar veriyor. 3 Şubat'ta, 28 yaşındaki Luca Traini Macerata kasabasının merkezine arabasıyla geldi ve göçmenlerin üzerine onlarca kurşun sıktı. Saldırıdan sonra, İtalyan bayrağına sarılan adam tutuklandığında etrafındakilere faşist selamı verdi.

Saldırıdan bir kaç gün önce Nijeryalı bir adam Pamela Mastropietro adında bir genci parçalara ayırarak öldürdü ve parçalarını bavulun içinde saklamaya çalıştı. Macerataki’de göçmenlere yapılan saldırı da bu cinayet ile ilgili. Soruşturma hâkimine göre, Nijeryalı adam suçluydu, ama genç kadını o öldürmedi. Soruşturmacılar tarafından saldırı hakkında sorgulanan Traini, hareketinin Pamela Mastropietro'nun öldürülmesinin ardından bir intikam olduğunu iddia etti.

Traini'nin ırkçı dürtülerle yaptığı saldırı, göçmenlere karşı sistematik bir hale gelen neofaşist saldırıların endişe verici eğiliminin bir parçası olarak anlaşılmalıdır. Bu saldırıların son yıllarda artması göz önüne alınarak, Bologna merkezli anti-faşist kolektif ‘Infoantifa Ecn’ 2014'ten bu yana 140'dan fazla yeni faşist saldırıyı belgeleyen interaktif bir haritayı kısa süre önce yayınladı. Gazeteci Annalisa Camilli'nin doğru bir şekilde belirttiği gibi faşizm, İtalya'da ulusal acil durum haline geldi.

Ana akım sağ partiler Macerata saldırılarına farklı ve belirsizlik içeren tepkiler gösterdi. Yakında yapılacak olan Mart 2018 ulusal seçimlerinde merkez sağ koalisyonun adayı Silvio Berlusconi, silahlı saldırıyı siyaset alanının dışında gerçekleşmiş bir eylem olarak göstermeye çalıştı ve bunu ırkçı ya da faşist bir nedene sahip olmayan "akli dengesi bozuk" bir adamın eylemi olarak tanımladı. Buna ek olarak, silahlı saldırıları araçsallaştırmaya çalıştı ve göçmenlerin bir "sosyal bomba" olduğunu iddia etti ve kendisinin seçilmesi durumunda da 600.000 kişinin görevden alınmasına karar vereceklerini açıkladı.

Berlusconi’yle benzer hatta olan Kuzey Ligi'nin lideri Matteo Salvini, "kontrolsüz" göçlerin [İtalya] 'yı bir iç savaşa sürükleyeceğini iddia etti. Berlusconi ve Salvini'nin yorumları üzerine, merkez sağ koalisyonun diğer adayları, saldırının suçunu merkez-sol koalisyona ve son yıllarda "hayırsever" göç politikalarına dayandırdı. Beş Yıldızlı Hareketi’nin adayı ise sessiz kaldı ve saldırıyla ilgili herhangi bir resmi açıklama yayınlamadı.

Solda, Demokrat Parti Başbakanı Paolo Gentiloni "nefret ve şiddetin bizi bölemeyeceğini" ve "cezai eylemlerin ideolojik bir bileşeni olamayacağını" belirtti. Demokrat Parti’nin Mart 2018 seçimi adayı Matteo Renzi ise Luca Traini'yi ‘deli bir adam’ olarak tanımladı ve meslektaşlarına saldırıyı araçsallaştırmamaları için konusunda bir çağrıda bulundu. Başbakan ve Renzi, Berlusconi'den farklı olmayan bir şekilde, saldırının ideolojik bileşenine yapılan vurguyu azaltmaya çalışırken, Temsilciler Meclisi eski Başkanı ve Liberi e Uguali Partisi'nden Laura Boldrini saldırıyı bir "terörist saldırı" olarak nitelendirdi ve "Silahlı bir faşist tarafından gerçekleştirildi” dedi. Boldrini, ayrıca Kuzey Ligi'ni" nefreti öğrettiği "için suçladı.

Macerata saldırısının neofaşist saldırıların endişe verici zincirinin bir parçası olduğunun altını çizen yeni kurulan sol parti Potere al Popolo, Demokrat Parti İçişleri Bakanı Marco Minniti'ye çağrıda bulunarak faşizmin ilham aldığı tüm siyasi organizasyonları kapatmasını istedi. Ancak, Minniti, İtalyan Anayasası'nı tam anlamıyla uygulamaya ve "faşist partinin amaçlarını veya ilkelerini yücelten herhangi bir kurumu ya da kişileri" yasaklayan bir "radikal" karar almaya hazır görünmemektedir.

Bunun yerine, İçişleri Bakanı ve merkez sol hükümeti göçmenlere karşı sert hattın destekçilerini yüceltmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl, göçmenlerin geldiği limanları kapatma tehdidinde bulundu. Faşist örgütleri kapatmak yerine, Minniti ve hükümet müttefiklerinden bazıları limanları kapatmaya çalışmakla meşgul görünüyor.

Macereta saldırısından bir kaç gün sonra, Minniti gururla ‘göçmenlere yapılabilecek saldırıları önceden görebildiği için’ göçmenlerin İtalya’ya gelmesini durdurmaya çalıştığını söyledi. Minniti’nin açıklaması İtalya'daki baskın ırkçı söylemle oldukça uyumlu ve ülkenin neden bir faşist ulusal acil durumla karşı karşıya kaldığının çok güzel bir resmi.

Demokrat Parti gibi ana akım sol güçler, sağ kanat partilerle suç ortaklığı yaparak göçmenlere karşı bir korku dünyasının yaratılmasına yardımcı oluyorlar ve dolayısıyla neofaşist şiddeti yükseltiyorlar. 

Yeni faşizm ne marjinal bir fenomen, ne de "akli dengesi yerinden olmayan" veya "deli insanlar" meselesidir. Tam aksine, tıpkı eski faşizm gibi İtalya'nın demokratik kurumlarında da hızla büyüyen ve çoğalan bir beladır.

Nicola Perugini, Edinburgh Üniversitesi Siyaset Bilimi Okulu'nda ders vermektedir. ‘İnsan Haklarından Yararlanmanın’ yazarlarından biridir.

*Counter Punch internet sitesinden RedHaber için çeviren Pınar Yüksek