ABD Venezuela'yı İstila mı Edecek? - Kevin Zeese - Margaret Flowers

"ABD’nin rejim değişikliklerinde kullandığı bir diğer araç ise rejime karşı yükselen muhalefeti desteklemesi. Trump yönetimi, Venezuela'daki rejim değişikliği operasyonlarını yeniledi ve Obama tarafından başlatılan anti-Maduro protestoları daha da şiddetlendi. "
2018-02-20

 

counterpunch.org'dan RedHaber için çeviren Pınar Yüksek

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson, 1 Ekim'de Texas Üniversitesi'nden yaptığı konuşmada Venezüella’da olası bir askeri darbeden bahsetmişti. Tillerson daha sonra Venezuela’da rejim değişikliği talep eden ve Venezuela üzerinde daha fazla ekonomik yaptırım çağrısı yapan müttefik Latin Amerika ülkelerini ziyaret etti. Tillerson, Venezüella petrolünün Amerika Birleşik Devletleri'nde işlenmesini veya satılmasını yasaklamayı düşünüyor ve diğer ülkeleri Venezuela petrolü satın almamaları için teşvik ediyor. Dahası, ABD Venezuela'ya karşı savaş için bir zemin hazırlığında.

Bir tweet dizisinde, Venezuela'daki oligarkların yaşadığı Florida'da Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio, Venezüella’da bir askeri darbe çağrısında bulundu.

Demokrasiyi yeniden kurmak için seçilmiş başkanın darbeyle görevden alınmasını istemek kadar saçma bir şey olabilir mi?  Rubio ve Tillerson'ın bu çelişkisi, ABD politikasının saçmalığını ortaya koyuyor.

1998 yılında Hugo Chavez seçilmesinden bu yana ABD, Venezuela'da rejim değişikliği gerçekleştirmek istiyor. Trump, Obama ve Bush’un da amaçladığı gibi hükümeti değiştirmek ve ABD dostu bir oligarşi hükümeti kurabilmek için olan çabaları devam ettiriyor.

Bu ideallerine en çok yaklaştıkları an 2002’de gerçekleşen askeri darbeyle Chavez’in görevden alındığı andı. Venezüella ordusunun Başkomutanı Chavez'in istifa ettiğini ve Venezuela Ticaret Odası'ndan Pedro Carmona'nın geçici cumhurbaşkanlığına geçtiğini açıkladı. Carmona Millet Meclisi ve Yüksek Mahkemeyi feshetti ve Anayasayı geçersiz ilan etti. Halk cumhurbaşkanlığı sarayını kuşattı, televizyon istasyonlarını ele geçirdi ve bunun sonucunda Carmona istifa ederek ve Kolombiya'ya kaçmak zorunda bırakıldı. 47 saat içinde siviller ve ordu, Chavez'i cumhurbaşkanlığına geri döndürdü. Darbe, Bolivarcı Devrimi güçlendirdi ve insanlara bir darbeyi yenebileceklerini ABD ve oligarşilerine karşı çıkabileceklerini gösteren bir dönüm noktası oldu.

ABD’nin Rejim Değiştirme Taktikleri Venezüella'da Başarısız Oldu

ABD ve oligarşileri, Bolivarcı Devrimi tersine çevirme çabalarını sürdürüyor. ABD, dünyadaki ülkelerin rejimini değiştirme konusunda köklü bir geçmişe sahip ve tüm rejim değişiklik araçlarını Venezuela'da da denedi. Fakat şu ana kadar rejimi değiştirme konusunda başarısız oldu.

Ekonomi Savaşı

Venezuela ekonomisini yok etmek ABD ve oligarşileri tarafından sürdürülmekte olan bir kampanya. Yaşananlar, Salvador Allende başkanlığını sona erdiren Şili'deki ABD darbesini anımsatıyor. Şili darbesinin ortamını yaratmak için Başkan Nixon CIA'ye "ekonomilerini çığlık attırın" diye emir verdiği biliniyor.

Henry Kissinger, Şili örneğinin kelebek etkisi misali diğer ülkeleri etkileyeceğinden korkuyordu. Kissinger'ın Ulusal Güvenlik Konseyi vekili Viron Vaky, darbeye karşı çıkarak şöyle söyledi: " Şuanda teklif ettiğimiz şey, açıkça kendi ilkelerimizi ihlal etmektir... Bu ilkelerin herhangi bir anlamı varsa, onlardan yalnızca kendimizi tehdit eden bir duruma karşı koymak için ayrılabiliriz…”

Allende darbeyle öldü ve son sözlerini Şili halkına, özellikle işçilerine yazdı: "Yaşasın halk! Yaşasın işçiler! ". Ölümünden sonra yerini diktatör Augusto Pinochet aldı.

Venezüella'nın ekonomisini yıkmak için ABD yıllardır uğraşıyor. Zengin Venezuelalılar ABD’nin yardımlarıyla çeşitli yaptırımlar ve diğer taktiklerle bir ekonomik sabotaj yürütüyorlar. Venezuela pazarları bomboş haldeyken malzemelerin ve diğer ihtiyaçların depolanması da bunun örneklerinden biri. Kıtlık yaratarak insanların hükümeti protesto etmesi sağlanmaya çalışılıyorlar, örneğin "Boş Tencere Yürüyüşü", 11 Eylül 1973 darbesinden önceki Şili'de gerçekleşen yürüyüşlerin bir kopyası. Yaratılan ekonomik savaş, Obama döneminden Trump dönemine devam ediyor. Son günlerde de Tillerson petrol üzerinde ekonomik yaptırımlar uygulatmaya çalışıyor.

Başkan Maduro ekonomideki sıkıntıyı kabul ediyor, ancak sözlerine “ yaptırımlar yeni bir bağımsızlık dönemi için fırsat yaratıyor ve Venezuela, ABD’ye karşı özgürlük ve egemenlik mücadelesinde yine merkezde " dedi. Sosyalist Partinin ikinci komutanı Diosdado Cabello da "(eğer yaptırım uygularlarsa) biz de bazı seçimler yapacağız" diye ekledi.

Muhalefet Protestoları

ABD’nin rejim değişikliklerinde kullandığı bir diğer araç ise rejime karşı yükselen muhalefeti desteklemesi. Trump yönetimi, Venezuela'daki rejim değişikliği operasyonlarını yeniledi ve Obama tarafından başlatılan anti-Maduro protestoları daha da şiddetlendi. Muhalefet protestolarında barikatların, keskin nişancıların yanı sıra oldukça fazla sayıda yaralananlar da bulunuyor. Polis şiddet kullananları gözaltına aldığında, ABD Venezuela'nın ifade özgürlüğüne ve protesto gösterilerine karşı olduğunu iddia etti.

ABD ve batı medyası muhalefetin kullandığı şiddeti görmeyi reddetti ve bunun yerine Venezüella hükümetini sorumlu tuttu. Şiddet o kadar üst seviyeye çıktı ki muhalefet Venezuela'yı Suriye tipi iç savaşa itiyor gibi görünüyordu.

Şiddet içerikli gösteriler ABD’nin rejim değişikliği repertuarının bir parçasıdır. ABD'nin ve AB'nin şiddet kullanan protestocuları finanse ettiği Ukrayna’da gerçekleşen darbede kanıtlandı. ABD’nin ve AB’nin darbeyi organize etmek için 5 milyar dolar harcadığı ortaya çıktı. Bu taktik, 1953'de Başbakan Mossadegh tarafından gerçekleştirilen darbede olduğu gibi erken dönem ABD darbelerinde de kullanıldı. ABD, İran'ın demokrasiyle ilgili kısa tecrübesini sona erdiren bu darbeyi örgütlediğini itiraf etti. Venezuela'da olduğu gibi, İran darbesinin temel sebebi de, ülkenin petrolünün kontrolü idi.

Muhaliflerin Finansmanı

Venezuela hükümetine muhalefet yaratmak için ABD çok büyük yatırımlar yaptı. USAID, Ulusal Demokrasi Vakfı ve diğer ilgili Amerikan rejim değişiklik ajansları aracılığıyla on milyonlarca dolar harcandı. CIA'nin gizli bütçesinden ne kadar harcandığı bilinmiyor, ancak CIA Venezuela'da da görev yapıyor. Mevcut CIA müdürü Mike Pompeo, "Venezuela'da geçiş olabileceğinden umutlu" olduğunu söyledi.

ABD, ayrıca muhalefet hareketlerinin liderlerini de eğitti. Leopoldo López, CIA'ye bağlı Kenyon College da dâhil olmak üzere ABD'deki özel okullarda eğitim gördü. Rejim değişiklik ajansı olan Ulusal Cumhuriyet Enstitüsü'ne düzenli ziyaretler düzenlendi.

Seçimler

ABD Venezuela'da bir diktatörlük çağrısında bulunurken, aslında Venezüella olağanüstü bir oylama sistemi olan güçlü bir demokrasi. Seçim gözlemcileri seçimde gerçekleşen her şeyi en ince detaylarına kadar izler.

2016'da ekonomik kriz, muhalefetin Mecliste çoğunluğu kazanmasına yol açtı. İlk yaptıklarından biri af yasası geçirmek oldu. Yasa, muhalefetin işlediği şiddet içeren ağır suçlar ve terörizm de dâhil olmak üzere 17 yıllık suçları kapsıyordu. 2002 darbesine ve 2016 yılına kadar suçların affına izin verildi. Bir ay sonra, Venezuela Yüksek Mahkemesi, af yasasının anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. ABD medyası, rejim değişikliği savunucuları ve anti-Venezuela insan hakları grupları Yüksek Mahkeme kararına saldırarak suçlular ile ittifaklarını gösterdiler.

Şiddet içeren protesto gösterileri ve rejim değişikliği girişimleri ve daha sonra suçlar için çıkarılan af yasayı takip eden yıllar, Bolivarcı Devrim'e karşı olanların iktidarı kaybetmesine ve gündemden düşmelerine neden oldu. Yakın tarihli üç seçimi Maduro’nun partisi bölgesel, yerel ve kurucu meclis düzeyinde kazandı.

Seçim komisyonu, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 22 Nisan'da yapılacağını açıkladı. Maduro, Birleşmiş Sosyalist Parti ile seçime girecek. Henry Ramos ve Henri Falcon gibi muhalefet liderleri adaylıkla ilgilendiklerini duyurdular, ancak muhalefet henüz seçimlere katılıp katılmayacağına karar vermedi. Henrique Capriles, seçim kampanyası sürecinde yaptığı hilekârlıklardan ve bunları yapmak için aldığı dış yardımlardan kaynaklı aday olmaktan men edildi. Capriles, şiddet içeren protesto gösterilerinin lideri oldu. Seçim yasağı ilan edildiğinde Maduro'yu indirmek için protesto çağrılarında bulundu.

Şimdi ABD, cumhurbaşkanlığı seçimini tanımayacağını ve askeri darbeyi önereceğini söyledi. İki yıl boyunca muhalefet cumhurbaşkanlığı seçimleri talep etti, ancak şimdi katılıp katılmayacakları belli değil. ABD muhalefetin halk üzerinde bir karşılığı olmadığını Maduro’nun yeniden seçileceğini oldukça farkında.

Venezuela'ya karşı savaş mı başlatılıyor?

Ordu da dâhil olmak üzere insanlar, ABD emperyalizmiyle ilgili iyi eğitim almış olduklarından, Venezuela olası bir askeri darbeye meydan okuyor. Açıkça askeri darbe çağrısından bulunan Tillerson, bunu daha da zorlaştırıyor.

Hükümet ve muhalefet geçtiğimiz günlerde  "Venezüella için Demokratik Birlik Anlaşması" başlıklı bir barış anlaşması üzerinde görüştüler. Ekonomik yaptırımların sona erdirilmesi, seçimlerin planlanması ve daha fazlası da dâhil olmak üzere tüm konularda anlaşma sağladılar. İkili, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçim tarihinde de anlaştılar. Başlangıçta Mart ayında yapılması planlanıyordu, ancak muhalefete verilecek bir imtiyazla birlikte, Nisan ayı sonunda yapılması kararlaştırıldı. Kolombiya Başkanı Santos Tillerson ’la yaptığı görüşmeden sonra muhalefete bu antlaşmayı imzalamama çağrısında bulundu. Maduro şimdi anlaşmayı Venezuela halkının imzalamasına izin vererek kamuoyuna açık hale getirecek.

Seçimleri tanımamak ve askeri bir darbe önermek yeteri kadar kötüyken, daha da kaygı verici olan şey, Southcom başkanı Amiral Kurt Tidd’in, Tillerson'un ziyaretinden sonra Kolombiya'da kapalı kapılar ardında düzenlediği toplantıdır. Toplantının konusu "bölgesel istikrarı bozulmasıydı” ve Venezuela odak noktasındaydı.

Venezuela'ya Kolombiya ve Brezilya sınırlarından gelebilecek bir askeri saldırı çok uzak değil. Ocak ayında NY Times, "ABD ordusu Venezuela'yı istila etsin mi?" Diye sordu Cumhurbaşkanı Trump, ABD'nin Venezuela'ya karşı ABD’nin askeri güç kullanmayı düşündüğünü söyledi. Tidd, Venezuela'da krizin insani nedenlerle bir askeri harekât gerektirdiğini iddia etti.

Savaş hazırlıkları, Latin Amerika'da ABD için İsrail'in rolünü oynayan Kolombiya'da hâlihazırda sürüyor. Brezilya'daki darbe hükümeti, askeri bütçesini yüzde 36 oranında artırdı ve Latin Amerika tarihinde gerçekleştirilen en büyük ortak askeri tatbikat olan Amerika Birleşik Devletleri: Operasyonuna katıldı. ABD'nin 2017'de Latin Amerika'da Brezilya, Kolombiya ve Peru ile gerçekleştirdiği dört askeri tatbikattan biriydi. ABD Kongresi, Pentagon'a 2017 Ulusal Savunma Onaylama Kanunu'nda Venezuela için askeri müdahale olasılığı geliştirmesini emretti.

James Patrick Jordan, radyo programımızda ABD'nin Kolombiya ve Karayipler'de hali hazırda askeri üsleri olduğunu ve bölgedeki ülkelerle askeri anlaşmalar yaptığını açıkladı ve bu nedenle Venezuela zaten çevrelenmiş olduğunu söyledi.

Birleşik Devletler Venezüella'yı hedefliyor, çünkü Bolivarcı Devrim ABD emperyalizmine karşı bir örnek teşkil ediyor. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ülkelerin kendi kaderini tayin etmesini destekleyen insanlar Venezuelalılarla dayanışma göstermeli, ABD gündemini ortaya koymalı ve rejim değişikliğini halka açıklamalılar. Karşı propagandaya karşı insanları Venezuela'da gerçekten olup bitenler hakkında eğitmeliyiz.

Kevin Zeese ve Margaret Flowers, Popüler Direniş'i birlikte yönetiyor. Bu yazı ilk olarak kuruluşun haftalık bülteninde yayınlanmıştır.