Şeker Fabrikalarının Özelleştirilmesi Halk Sağlığı Sorunudur

2018-02-14

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin sağlık ile ilişkisini, Nişasta bazlı şeker kullanımının neden tercih edildiğini, Nişasta bazlı şeker içeren besinlerin fazla tüketilmesi sonucu gelişen hastalıkları Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) Çevre Sağlığı Çalışma Grubu Yürütücüsü ve İzmir Tabip Odası Çevre Komisyonu üyesi Dr. Ahmet Soysal’a sorduk.

Dr. Ergün Demir

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin sağlık ile ilişkisi nedir?

Ülkemizde 25’i kamu, beşi Pankobirlik ve üçü özel sektöre ait olmak üzere 33 şeker fabrikası var. Bunlar şeker pancarından sakkaroz şekerini üretiyor.  Sakkaroz bir glikoz ve bir fruktoz molekülünün eşit olarak birleşmesinden oluşan bir disakkarit. Satılacağı açıklanan 14 fabrika yıllık yaklaşık 2 milyon 600 bin ton olan tüketimimizin önemli bir bölümünü karşılıyor. Bunların satılması; aynen Et-Balık Kurumunda, Tekel’in satışında olduğu gibi bir süre sonra kapanmaları halinde şeker piyasasında bir açık doğacak ve bu açık ülkemizde sayıları onu bulan nişasta bazlı şeker (NBŞ) üreten fabrikalarca kapatılacak. Bu durumda beraberinde sağlık sorunları getirmeleri kaçınılmaz. Çünkü NBŞler monosakkarit yapıdadır ve özellikle de mısır nişastasından enzimatik ve kimyasal hidroliz teknikleri kullanılarak glikoz ve früktoz şurubu olarak elde edilir. Yani modifiye bir şekerdir. 1980’li yıllardan itibaren özellikle gazlı ve gazsız içecekler, çikolata ve şekerlemelerde, hazır kek ve tatlıların içinde kullanılmaya başlayan NBŞ’lerin insanda obesite, hipertansiyon, Tip II diyabet (şeker haslığı) gibi sağlık sorunlarına yol açtığı o günden bugüne yapılan birçok bilimsel çalışmada gösterilmiştir. Özellikle alınan früktoz vücutta insülin salgılanmasına yol açmaz ve doygunluk hormonu olan leptin de salgılanmaz; bu nedenle de kişi kısa sürelerle açlık hissi duyar ve yemeğe devam eder. Bu durum kilo alma ve obesite sorununu doğurur. NBŞ’ler obesitenin tek nedeni değildir; ama önemli nedenlerinden biridir.  2016 yapılan Türkiye Sağlık Araştırmasının göre erkeklerimizin %15,2’nin, kadınlarımızın ise 23,9’nun obez olduğunu unutmayalım.  ABD’de obesite sorunun NBŞ’lerin kullanımının artması ile arttığını gösteren çalışmalar var.

Şeker pancarının içeriğinde neler bulunmaktadır ve hangi alanlar/sektörlerde kullanılmaktadır?

Kullandığımız şeker sakkaroz iki kaynaktan elde edilir; kamış ve şeker pancarı. Kalite olarak da iki şekerde aynıdır. Ancak kamıştan şeker elde etmek biraz daha ucuzdur. Kamış yetişmeyen kuzey ülkeleri pancardan şeker elde ederler. Bu ülkelerde pancar önemli bir tarım ürünüdür ve ülkeler sadece fabrikada çalışan işçilerini değil; pancar yetiştiren çiftçilerini korumak için üretim kotaları koyarlar. Böylece çiftçilerini hem daha ucuz olan kamış şekerinin baskısından hem de çok daha ucuz olan NBŞ baskısından korurlar.  Bu nedenle şeker üretimi hemen hemen dünyadaki her ülkenin üreticisini korumak için müdahele ettiği bir alandır. Bir de son ürün olarak pancardan alkol ve hayvan yemi elde edilebilir. Sonuç olarak şeker pancarı tarımı sadece şeker üretimi için yapılır; şeker yoksa pancar üretimi de yok olur. Ülkemizde yaklaşık 120 bin çiftçi gelirini pancar üretimi ile sağlamaktadır. Ailelerini de hesaplarsak yaklaşık 500 bin insanın geçimi pancar artımına bağlıdır.

Nişasta bazlı şekerin kaynağı nedir nasıl üretilir hangi sektörlerde kullanılmaktadır?

NBŞ’in kaynağı büyük oranda mısır nişastasıdır. Mısır nişastasının enzimatik ve kimyasal hidroliz teknikleri kullanılarak parçalanması ile üretilen mısır şurubu glikoz ve früktoz gibi basit şekerlerden oluşur. Kullanılan ve halk arasında mısır şurubu olarak nitelendirilen NBŞ’in içinde çok yüksek oranda fruktoz bulunuyor. Meyve şekeri diye früktozu masum göstermek isteyenlerde var. Ama unutmayalım buradaki früktoz ve glikoz bazı endüstriyel işlemlerden sonra meydana gelen; doğal olmayan modifiye bir basit şekerdir. Çok ucuza mal olması nedeni ile çok çabuk yayıldı. Ancak sağlık sorunlarına yol açtığının çeşitli bilimsel çalışmalarla gösterilmesi nedeni ile ayrıca ülkelerin şeker piyasalarını koruma yaklaşımı nedeni ile birçok ülke NBŞ’lere karşı üretim ve tüketim sınırlaması getirdi.

Ülkemizde 15 yaş üzeri yetişkinlerde obezite sıklığı %32, fazla kilolu birey sıklığı %34,8 ve diyabet prevalansı %12,1 bulunmuştur. Çocukluk çağında obezite oranı 7-8 yaş grubunda %9,9, fazla kilolu çocuk oranı aynı yaş grubunda %14,6 iken, ortaokul çocuklarında obezite sıklığı %12,4’e ve fazla kilolu çocuk sıklığı %21’e yükselmektedir.
 

Dünyada NBŞ konusundaki yayınlar diyabetteki rolü dışında başka sağlık etkilerinden söz ediyor mu? Nişasta bazlı şeker tüketimine bağlı hangi hastalık sorunları ortaya çıkabilmektedir?

Nişasta Bazlı Şeker içeren besinlerin fazla tüketimi gut hastalığı, diyabet, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, siroz, kalp damar hastalıkları, kolon pankreas, karaciğer ve meme kanserinin gelişimine zemin hazırlamaktadır.

Bu konuda çok sayıda bilimsel yayın var. Bu yayınlar Tip II Diyabet dışında bu tip mısır şurubunun tüketiminin obesite, metabolik sendrom, hipertansiyon, koroner kalp hastalığı gibi hastalıkları artırdığını gösteriyor. NBŞ’ler özellikle früktoz şurubu alkola bağlı olmayan karaciğer yağlanmasının en önemli nedeni olarak gösteriliyor.  Fruktozun karaciğer içindeki metabolizması da glukozdan farklı; fruktozun yıkımı glikozdan daha hızlı ve hızla yağ asitlerine dönüşüyor. Bu durum KC yağlanması, fibrosis ve siroza neden olabiliyor.

NBŞ içeren besinlerin fazla tüketimi metabolik hastalıkların yanı sıra obezite ile ilişkili çeşitli kanser türlerinin (kolon kanseri, pankreas, karaciğer ve meme kanseri gibi) gelişimine de zemin hazırlamaktadır.

NBŞ nin pancar şekerinin üretim süreçlerinden farkı nedir? İkisinin de kan şekerini yükseltmek açısından farklılıkları nelerdir? Glisemik indekslerdeki bu farklılığın sağlık açısından sonuçları olabilir mi?

 Temel olarak NBŞ’lerin alımı insülin salınımını etkilememektedir. Oysa şeker pancarı veya kamışından elde edilen şeker pankreastan insülin salınımını artırır.  NBŞ’ler insülin salınımını etkilemediği için doygunluk hissine yol açan leptin salınımını da artırmaz.  Özetle früktoz alımı vücutta düşük bir insülin konsantrasyonuna neden olmakta bu da doygunluk hormonu leptin seviyesinin düşük kalmasına yol açmaktadır. İnsanda leptin seviyesi düşük kalırsa doygunluk oluşmaz; sık sık yeme eğilimi artar ve bunun sonucunda kilo alma ve şişmanlık oluşabilir, metabolik sendrom, tip II diyabet gibi tablolara eğilim artar. NBŞ’lerin diğer bir özelliği ise ürik asit seviyelerini yükseltmesidir. Birçok bilimsel araştırma da özellikle hipertansif kişilerde (yüksek tansiyonlu) NBŞ’ler tüketildikten sonra plazma ürik asit seviyelerinde artma görülmüş; artan ürik asit seviyeleri koroner kalp hastalıkları için bir risk faktörüdür.

20 yaş ve üzeri nüfusta OECD ülkeleridiyabet prevalansı sıralamasında Türkiye % 12.8 ile ikinci sırada yer almaktadır.

Çocuklarda obezite artarken, OECD Ülkelerinde en yüksek diyabetli orana sahip ülke Türkiye  iken ve ölüm oranların en büyük nedenini kardiyovasküler hastalıklar oluştururken neden tüm bu hastalıklara yol açabilen NBŞ kullanımı teşvik edilmektedir?

 NBŞ üretmek çok ucuz. Hem pancardan hem de kamıştan elde edilen şekerden çok ucuz; yarı fiyatından da az. NBŞ üretimini elinde tutanların bütün amacı şeker piyasasını ele geçirmek.

15 yaş ve üzeri bireylerde obez bireylerin durumunun uluslararası karşılaştırılmasında Türkiye 5. Sırada yer almaktadır.

Avrupa/ OECD ülkelerinde NBŞ kullanımı konusunda bir kısıtlama veya yasaklama var mıdır? Neden?

 Avrupa Birliği ülkelerinde NBŞ üretim ve tüketimi konusunda kısıtlama var. AB ülkelerinde NBŞ’e verilen üretim izini tüm şeker üretiminin %5’ini geçemiyor. AB ülkeleri bu kısıtlamayı hem kendi pancar üreticisini korumak hem de NBŞ insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri üzerindeki bilimsel tartışmalar nedeni ile yapıyor. Üstelik Fransa ve bazı AB ülkeleri üretimine hiç izin vermiyor. Türkiye’de ise izin verilen kota tüm üretimin %10’nu… Birkaç ülke dışında Dünya ülkeleri ile karşılaştırıldığında çok yüksek bir rakam. Üstelik Bakanlar Kurulu Şeker Yasasından kaynaklanan %50 bu kotayı artırma yetkisini her yıl kullanmış; yani şu anda tükettiğimiz şekerin %15’i NBŞ. Yediğimiz çikolata, şekerleme, hazır tatlı, kek ve gazlı içeceklerin içinde var bu şeker… Tüketicinin aldığı gıdalara dikkat etmesi lazım…

NBŞ daha ucuz bir hammaddemidir? Sizce sektör NBŞ yi neden tercih ediyor?

NBŞ çok ucuz. Zaten sorun burada. Mısır nişastasından üretiliyor ve pancar şekerinin neredeyse 1/3’ine mal oluyor. Ama pancar şekerine oranla getirdiği sağlık sorunlarının maliyeti göz önüne alınırsa hesaplar değişir tabii… Bir de NBŞ üretimi yapan firmalar yabancı orjinli ve çok güçlü lobi yapıyorlar.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ve NBŞ kullanımının teşviki bir çevre ve halk sağlığı sorunumudur?

Kesinlikle bir çevre ve halk sağlığı sorunudur. Bu fabrikaların satışı bugün tersi iddia edilse bile kapatılması anlamına gelmektedir. Kamuoyuna yansıyan şartnamelerde 5 yıl açık tutma zorunluluğu var. Bu da en çok 5 yıl sonra 120 bin pancar üreticisinin ve ailelerinin işsiz kalacağı anlamına gelmektedir. Ayrıca NBŞ’in günden güne daha çok tüketilmesi önümüzdeki dönem için toplumuzda zaten yüksek olan obesite sıklığının daha da artacağını göstermektedir. ABD’de yapılan bir araştırma NBŞ’lerin tüketiminin artması ile obesite sıklığının artışının paralel gittiğini göstermiştir. Metabolik sendrom, toplumuzda bugün bile çok sık rastladığımız yağlı karaciğer, hipertansiyon, tip II diyabette de artış görülmesi beklenir.

Sağlık Bakanlığının yaptığı (12.03.2018) açıklamayı nasıl karşılıyorsunuz?

10. Gecikmiş ama genelde eksikleri olsa da olumlu bir açıklama. Son dönemde obesite ve kronik hastalıklarla mücadele programları oluşturan Sağlık Bakanlığı uzun süren sessizliğini bu açıklama ile terk etmiş ve NBŞ’lerin insan sağlığı üzerinde yukarıda özetlediğim bilinen olumsuz etkilerini yapılmış bilimsel çalışmalar doğrultusunda vurgulayan bir bilim kurulu raporunu kamuoyu ile paylaşmıştır. Bu raporun sonuç bölümünde NBŞ için tespit edilen %10’luk kotanın artırılmaması tavsiye edilmektedir. Bu açıklama bu yıldan itibaren NBŞ’lerin her yıl Şeker Kanunu uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından %50 artırılan kotasının artırılmayacağı beklentisi doğuruyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunca yapılan açıklamanın sonuç bölümünde yer alan ‘Yiyecek ve içecek etiketleri üzerindeki şeker içeriğinin, elde ediliş kaynağı ve früktoz oranı belirtilmek suretiyle Türk Gıda Kodeksi şeker tebliğine uygun şekilde  “şeker”, “glikoz şurubu”, “yüksek früktoz mısır  şurubu”, “invert şeker” vb şeklinde açık olarak yazılmasının sağlanması’ bir an önce tüketici güvenliği açısından yerine getirilmelidir. Birçok tüketici ambalajlar üzerinde NBŞ bilgileri tam olarak verilmediği veya bu bilgiler çok küçük puntolarla yazıldığı için bilmeden NBŞ ile ürünler tüketiyor.