Güray Öz : Kararlıysak Yapılması Gereken İşler Vardır

2018-03-21

Cumhuriyet yazarı Güray Öz, bugün köşesinde seçimlere yönelik tartışmalara değiniyor. Seçim yasasındaki değişiklikle başlayan 'boykot ve seçim meşruiyeti' tartışmalarına değinin Öz, durumu değiştirmek için yapılabilecekler olduğunun altını çiziyor. Öz'ün yazısından notlar aktarıyoruz :

"“Kararlı mıyız” sorusuna “evet” diyorsak, yapılması gereken işler var. Her şeyden önce seçim öncesi durumu değiştirmek için çaba göstermek gerekiyor. Çokça yazıldı, tartışıldı, olağanüstü hal koşullarında yapılacak seçim “şaibeli”, lekeli, kirli olur. Kaldırılamazsa işlevsiz hale getirilmesi için çaba göstermek gerekecektir. İkincisi iktidar partisinin “hazırlıklarını” boşa çıkarmaktır. “Nasıl” sorusuna pek çok arkadaşımız farklı ama özünde aynı kapıya çıkan yanıtlar veriyorlar: Seçmen listelerinde hileye izin vermemek, iktidar partisinin sandık egemeni olmasını önlemek, sayımda denetimin yolunu bulmak vd. 

***

Söylemesi kolay, hangi güçle yapılacak? Adına ne derseniz deyiniz, ister “halk kampanyası”, ister “halk girişimi”, ister “yurttaşın oyuna sahip çıkma toplantıları” deyiniz, sonuçta çözüm yolu ciddi bir halk örgütlenmesidir. Bu tür bir örgütlenme her şeyden önce zorbalık heveslerini kıracak, mezarlıkların seçmen deposu olmasını önleyecek, apartmanlarda, hanelerde çok sayıda “yaşar yaşamazın” oy kullanmasının önüne geçilmesini sağlayacaktır. 

***

Bütün bu önlemlerin işe yaramayacağı düşünülür, “çare tükendi” deniliyorsa boykot tartışılabilir. Ama bunun da günümüzde geçerli bir koşulu var. Boykot siyasal olarak henüz bir varlık göstermeyen parti ya da hareketlerin seçmenleri oy vermemeye çağırmasıyla elde edilebilecek bir sonuç değildir. Yalnızca siyasal sistemin, “temsili” demokrasinin hayat hakkı tanıdığı, muhalifliği sınırlı partilerin seçimlere katılmama kararı almasıyla gündeme gelebilecek, ancak ondan sonra kitlelerin çağrıya uymalarıyla sonuç alınabilecek bir yöntemdir. Ne çok ve umutsuz koşul var! 

***

Bu arada unutulmaması gereken katı gerçek, iktidarını koruma konusunda kararlı otoriter bir partinin, “meşruiyeti” kendine dert etmeyeceğidir. O zaman boykot edenlerin, eğer çoğunluğu sağlarlarsa, bu çoğunluğa sahip çıkıp çıkamayacakları gündeme gelecektir ve bu da doğrusu yanıtı zor bir sorudur."