ÖDP: Gösterişli büyümeden halkın payına işsizlik düştü! Gerçek işsizlik yüzde 20!

ÖDP, bugün TÜİK'in açıkladığı işsizlik rakamlarına tepki göstererek gerçek işsizliği yüzde 20 olarak açıkladı.
2018-04-16

Özgürlük ve Dayanışma Partisi bugün TÜİK'in yüzde 10.8 olarak açıkladığı işsizlik verilerine tepki göstererek, "Gösterişli büyümeden halkın payına işsizlik düştü!" başlıklı bir açıklama yayınladı. Açıklamada gerçek işsizliğin yüzde 20 civarında olduğu ifade edilirken, "Ülkemizde resmi verilerle yüzde 11'e yakın işsizlik vardır. Bu rakam buz dağının yalnızca görünen kısmıdır, gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçek, uzun dönemli iş arayanların ve bulamayanların, iş bulma konusunda umudunu yitirenlerin de hesaba katıldığı ve yüzde 20'lere uzanan bir işsizlik oranını işaret etmektedir. Gerçek, ülkemizde her 5 kişiden birinin işsiz olduğunu ve bu işsizleşmenin arttığıdır. Gerçek, yüzde 20'lerdeki genç işsizlik, yüzde 27'lerdeki kadın işsizliğidir." dendi.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Ocak ayı resmi işsizlik rakamı yüzde 10.8 oldu. Resmi rakamlara göre işsizlik geçen aya göre 0,4’lük artış gösterdi.  

Bu rakamın buzdağının görünen yüzüdür. Bu rakamlarda teşvikle abartılmış stajer-bursiyer sayısının da hatırı sayılır bir yer tuttuğu biliniyor. 

Gerçek,  uzun dönemli iş arayanların ve bulamayanların, iş bulma konusunda umudunu yitirenlerin de hesaba katıldığı yüzde 20’lere uzanan bir işsizlik oranını işaret etmektedir. 

Gerçek, ülkemizde her 5 kişiden birinin işsiz olduğu ve bu işsizleşmenin arttığıdır. 

Gerçek, yüzde 20’lerdeki genç işsizlik, yüzde 27’lerdeki kadın işsizliğidir. 
Gerçek, ülkemizde ne eğitimde ne de istihdamda olan, sayıları toplam işgücünün yüzde 23’ü olan gençliğimizdir. 
Bugün ekonomi ciddi bir kriz içindedir. 

Ülkemizin birçok üretim alanı tahrip edilmiş, gıdasını kendi üretemez hale gelmiştir. Küresel üretim zincirlerine, katma değer üreterek değil, ucuz işgücü sayesinde motaj işleriyle eklenebilmiştir. Bugün milli gelirin büyük bir kısmı inşaat işleri ve bu işlerin beslediği yan hizmet iş kollarından sağlanmaktadır. Sanayileşme, kalkınma perspektifi tamamen ortadan kaldırılmış, ekonomi tüm ekonomik, toplumsal ve kültürel değerlerin satıldığı rant pazarına dönüştürülmüştür. 

Oluşturulan bu rant pazarı, son yılların verilerinden de açıkça izlenebildiği gibi, işsizlik ve enflasyon yaratmaktadır. Bu çarkın dönmesi, ücretlerin düşük tutulmasını ve tüm ücretli emeğin güvencesizleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Ekonominin artan dışa bağımlılığı sonucu oluşan borçların, cari açığın ve bütçe açığının kapatılması için özelleştirmelere, kamu hizmetlerinin ticarileşmesine ve zamlara ihtiyaç duymaktadır. 

Ekonomi bu rant çarkı ile yüzde 7,4 büyüme kaydetmektedir.  Bu gösterişli büyümeden ise ücretli emeğin payına işsizlik, hayat pahalılığı, yoksulluk düşmektedir.