Birleşik Haziran Hareketi'nde gündem seçim süreci ve birleşik mücadele olanakları

Türkiye OHAL koşulları altında ve ülkenin kaderi hakkında belirleyici bir rol oynayacak seçim sürecine girerken Haziran Hareketi de temaslarına hız kazandırdı.
2018-04-17

Haziran; OHAL, seçim güvenliği ve başkanlık seçimleri konularında, Meclis’te bulunan muhalif partilerin kapsayamadığı, mevcut anti demokratik seçim yasaları çerçevesinde temsil olanağı bulunamayan sol- sosyalist ilerici kesimlerin, bu süreçte daha geniş bir birliktelik içinde ortak bir siyaset yürütülebilmesi amacıyla; sosyalist yapılar ve ilerici çevreleri kapsayan toplantılar ve görüşmelerini sürdürüyor. Bu çerçevede Haziran, 15 Nisan Pazar günü Ankara’da gerçekleştirdiği toplantıda siyasetçiler, sendikacılar, aydın, yazar, akademisyen ve sanatçıları bir araya getirdi. Toplantıda birleşik bir sol siyaseti inşa etme; bu doğrultuda izlenecek stratejinin ne olması gerektiği, OHAL’e karşı mücadele ve seçim güvenliği gibi başlıkların yanı sıra, özellikle başkanlık seçimleri konusundaki olanaklar tartışıldı.

Haziran kolları sıvadı

 

Türkiye önemli bir seçim sürecine girerken Haziran Hareketi de kollarını sıvadı. Türkiye toplumunun geniş kesimlerinin AKP iktidarını kabul edecek bir nitelikte olmadığını ve mevcut siyasi denklemde Meclis’te temsil olanağı bulan partilerin kapsayamadığı geniş sol bir kitlenin olduğunu kaydeden Haziran, yaklaşık 1 aydır emek, demokrasi, laiklik ve anti-emperyalizm mücadelesinden yana güçlerle birleşik mücadele olanakları geliştirmenin koşullarını tartışmak için bir dizi temasta bulunuyor. Siyasi kurumlar, aydınlar, yazarlar, akademisyenler ve sanatçılarla yapılan görüşmelerde bu odağın hangi zeminde kurulabileceği, nasıl bir siyasi pratik doğrultusunda hareket etmesi ve mücadele başlıklarının ne olması gerektiği gibi sorular üzerinde fikir alışverişi yapılıyor.

Ortak aday fikri öne çıkıyor

Bu girişim çerçevesinde 15 Nisan Pazar günü Ankara’da geniş katılımlı bir toplantı düzenlendi. 40’ı aşkın sendikacı, akademisyen, aydın, yazar ve sanatçının bir araya geldiği toplantıda, düzen-içi seçeneklerin dışında bağımsız bir sol-sosyalist birleşik mücadele dinamiğinin nasıl geliştirilebileceği masaya yatırıldı. Katılımcılar genel olarak, içine girilen süreçte böylesi bir çabanın çok anlamlı ve gerekli olduğunu, tarihsel koşullar düşünüldüğünde solun dağınık durma gibi bir seçeneğinin olmadığını vurguladı. Yapılan konuşmalarda neoliberal saldırılar karşısında emeği, gerici uygulamalar karşısında laikliği, erkek egemen zihniyete karşı cinsiyet eşitliğini, savaş siyaseti karşısında bir arada yaşamı, emperyalist ve işbirlikçi politikalar karşısında ise anti-emperyalizmi eksen alan bir zemin üzerinde durulması gerektiğinin altı çizildi.

Birleşik bir mücadele ve seçimlerde, bütün çevreleri kapsayıcı, kolektif bir temsili adaylık anlayışıyla etkin bir katılımın sağlanmasının üzerinde durulduğu ve Haziran’ın bu yöndeki toplantı ve temaslarını sürdüreceği öğrenildi.