İngiltere’de Göçmen Fişlemesi İstifa Getirdi!

2018-04-30

 

YUSUF TUNA KOÇ

İngiltere’de geçtiğimiz günlerde ülkeden zorla gönderilmesi için bir göçmen listesi hazırladığı ve bu listenin İçişleri Bakanı’nın bilgisi dahilinde olduğu ortaya çıktı. Bakan Amber Rudd’un bilgisayarında bulunan ve geçtiğimiz günlerde medyaya sızan bu liste, 1971 öncesi ülkeye intikal eden ‘Windrush nesli’ göçmenleri hedef alıyor. Sızıntıya yönelik tepkilerden sonra ise Rudd önce haberi olmadığını söyledi, ardından ise istifa etti.

Windrush nedir?

İngiltere, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ciddi oranda azalan iş gücünü karşılamak için iş alımına başlamış, Karayipler’den Hindistan’a bir çok ülkeden insan çalışmak için bu ülkeye göç etmişti. Türkiye’den Almanya’ya iş göçü ile gidilmesiyle benzerlik kurulabilecek şekilde, Ada ülkesinde de, göçmenler yerleşmiş ve sonraki nesillerle beraber şu anda İngiltere’de yarım milyona yakın bir nüfusa yaklaşmışlardır. İş göçü için gelenleri ilk getiren gemilerden birinin adıyla, tarihe Windrush nesli olarak geçmişlerdir.

Bakanlığın yaptığı, zorla gönderilme listesi de işte bu Windrush neslini ve devamcılarını hedef almıştır. Halihazırda sağ politikalarıyla bilinen Theresa May hükümetinin, göçmen karşıtlığı noktasında belki diğer Avrupa ülkelerinde bile benzeri görülmemiş böyle bir icraatin içine girmiş olmasının enteresan kısmı ise, radikal sağın yükselişe geçtiği benzerlerinin aksine, Ortadoğu’daki savaş nedeniyle Batıya göçmek zorunda kalanları değil, bizzat ülkenin o dönemki ekonomi politikaları sebebiyle davet ettiği nüfusa böyle bir saldırı planı içerisine olması. İngiltere gibi kapitalizmin doğduğu bir ülkenin, doğasına aykırı davranmayarak, kendi gelişimine katkı sunan ve elli seneyi aşkındır vatandaşı olan insanları hedef alması ise nereden bakılırsa bakılsın mide bulandırıcı.

İşçi Partisi lideri, Corbyn de, konu üzerine yaptığı açıklamada, sorumluyu sadece Bakanlık olarak görmeyerek, Rudd’un istifası sonucu Başbakan May’in, “kalkanını kaybettiği” ve dolayısıyla bundan sonraki göçmen karşıtı politikalarda bizzat işaret edileceğini söyledi.