Nakba'dan bugüne Filistin halkının mücadelesi ve ABD Büyükelçiliği'nin Kudüs'e taşınması

"ABD İsrail büyük elçiliğinin Filistin'e taşınması, emperyalizmin ve işgalciliğin bölgedeki hareketlerini meşru hale getirmekten başka bir anlam taşımıyor."
2018-05-15

 

FURKAN ÜSTÜNBAŞ

ABD’nin, İsrail Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşımasına yönelik kararı geçtiğimiz gün Nakba'nın 70. yıl dönümünde Filistinliler tarafından eyleme döküldü. Binlerce Filistinlinin bu karara karşı protestoları sokaklarda hala devam ediyor. Gösterilen büyük tepkinin nedenlerini anlamak için, yapılan işlemin basit bir taşınmanın ötesinde olduğunu fark etmek gerekiyor. Büyükelçilik binasının Kudüs’e taşınması, ABD’nin İsrail başkenti olarak Kudüs’ü tanıması anlamına geldiğinden, Filistinliler, başkentleri olarak gördükleri Kudüs’ün İsrail başkenti olarak tanınmasını, Filistin’in egemenliğine bir saldırı olarak görüyor. Bunun ötesinde, taşınma işleminin 14 Mayıs’ta yapılması da tepkiyi artıran başlıca etmenlerden.

İsrail, Filistin toprakları üzerinde 15 Mayıs 1948 tarihinde BM kararı ile kuruldu. Yıllar içinde, işgal ettiği Filistin topraklarını artırarak sınırlarını genişletti.  Kudüs, İsrail Meclisi kararlarına göre, İsrail’in başkenti olarak gözüküyor fakat ABD dışında bu karar tanınmıyordu. Kudüs De Facto olarak İsrail’in başkenti olarak gözükse de, resmiyette Tel-Aviv İsrail başkentiydi. Doğu Kudüs Filistin Ulusal Yönetimi tarafından, Batı Kudüs ise İsrail tarafından yönetiliyordu.

ABD’nin, Kudüs’ü İsrail başkenti olarak tanıması aslında günümüzden çok öncesine dayanıyor.  ABD Ulusal Kongresi, büyükelçiliğin, Tel Aviv’den Kudüs’e taşınmasına yönelik yasayı 1995 yılında kabul etse de, karar uygulamaya konmamış, gerekçe olarak da; bu kararın ulusal güvenliği tehdit edeceği gösterilmiş, yasa günümüze kadar devamlı olarak altışar aylığına ertelenmişti. Trump başkan olarak seçildikten sonra, yasanın artık ertelenmeyeceğini ve uygulamaya konacağını, büyükelçiliğin kısa bir süre içinde Kudüs’e taşınacağını söylemişti. 7 Aralık 2017 tarihinde, Trump Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etti.  Birleşmiş Milletiler Güvenlik Konseyi, Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunu reddetmesine rağmen, Birleşmiş Milletler daimi üyesi olan ABD, ret kararını veto edince, tasarı boşa düştü. Kudüs’ün ABD tarafından başkent olarak tanınması, Filistinliler tarafından, uluslararası arenada işgali meşrulaştırma girişimi olarak algılandı.

Bugünse ABD Kudüs Büyükelçiliği’nin resmen açıldığını duyurdu ve resmiyetteki karar fiiliyata dökülmüş oldu. Filistinliler, Kudüs’ün İsrail başkenti olarak tanınmasına bile tepkiliyken, büyükelçiliğin Filistin toprakları üzerinde İsrail devletinin kurulma tarihi olan 14 Mayıs’ta açılması, Filistin halkını daha da öfkelendirdi. 14 Mayıs 1948’de İsrail devleti kurulmuş, 15 Mayıs günü de Filistinliler zorunlu olarak topraklarından göç ettirilmişti. Filistin halkı, zorunlu göçün gerçekleştiği 15 Mayıs’ı, 1948’den itibaren ‘’Nakba’’  (Talihsizlik Günü,  Felaket Günü) olarak anıyor.  Filistin halkının felaketi olan bir günde,  ABD İsrail büyükelçiliğinin Filistin’e taşınması, emperyalizmin ve işgalciliğin bölgedeki hareketlerini meşru hale getirmekten başka bir anlam taşımıyor.  Filistinlilerin topraklarından göçmelerine sebep olan felaketin anmasının bir gün öncesinde gerçekleşen protestoda, İsrail askerleri tarafından katledilen Filistinlilerin sayısı 59’a yükseldi.  Yaralı sayısı 2.770’in üzerine çıktı. Tüm bunlara rağmen, Filistinliler Nakba günü olan bugün de sokaklara çıkmaktan vazgeçmedi ve İsrail’e karşı protestolarını sürdürüyorlar.