Bağımsız Sol Çizgiye Zaman mı Yetmedi! - Emir Yıldız

"Sendika.org Aktüel gündem yazısında, ‘başkanlığa da restorasyona da hayır’ başlıklı bir yazı yazıyor ama restorasyonun öznelerinden birisi olacak HDP listelerinden yer alıp onun programına da oy istiyor! Neresinden tutsan elinde kalacak bir kafa karışıklığı!"
2018-05-24

Kimi sol örgüt temsilcilerinin HDP listelerinden vekil adaylığı üzerine tartışmalar devam ediyor. HE (Halk Evleri) Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş, bu konudaki tutumlarını sendika.org’a yaptığı bir söyleşi ile ifade etmiş. Bu söyleşi dışında aynı sitenin Aktüel Gündem yazısında da bu konudaki tartışmalara yer veriliyor.

Daha önce söylediklerimizi tekrar etmeden devam edecek olursak; HE çevresi milletvekilliği adaylığını, Erdoğan’ın geriletilmesine yönelik mücadelenin önemli parçalarından birisi olarak gördüğünü ifade ediyor. Bunu söylerken bir yandan da bağımsız sol bir inisiyatifin gerekliliğinden söz ediyorlar. (Hani daha önce, hatta öteden beri söyledikleri parlamentoculuk-yasalcılık üzerine yayınladıkları tefrikalar ve Haziran Hareketi’nin ‘vekil olmak için kurulduğu’ yönündeki tezviratlara girip fazla utandırmayalım! Bu söyledikleri üzerinden tartışalım konuyu.)

"Bağımsız bir sol inisiyatif gerekiyor." diyen D.Aktaş, bir cümle sonrasında baskın seçim ortak adaya izin vermedi diyor. Aktaş, 'çok gerekli' gördüklerini söylediği (!) bağımsız sol çizgiden seçimde neden vazgeçtiklerini ise şöyle ifade ediyor : “Seçime giderken güçlü düzen içi alternatiflerin karşısında bağımsız sol bir çizginin, propagandasının yapılmasının imkanları kısıtlı.” Anlaşıldığı kadarıyla, ‘ortak aday için zaman yetmez’ diye düşünülüyor. Bağımsız sol çizginin propaganda imkanlarının olmadığına kanaat getiriliyor ve bunun üzerine  HDP’yi destekleme ve listelerinden aday olma kararı alınıyor.   

HE bağımsız sol çizgiyi gerekli görüyor ama uygulamak için zaman yetmiyor!

HDP’nin barajı geçmesi gibi nedenler; HDP listelerinden seçime girmenin gerekçesi olarak HE çevresi tarafından da ileri sürülen bir tez. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi bunu pekala aday olmadan da yapabilirsiniz. HDP’ye oy çağrısı yapmak ve listelerinden aday olmak onun programını seçenek olarak işaretlemektir. O yüzden mesele, ‘elektrikler kesildi’ gibi bir şey demek olan ‘zaman yetmedi’ meselesinin ötesinde bir duruma işaret ediyor.  Bu konuda bir tartışma açmaktan ise ısrarla kaçınılıyor. Sendika.org Aktüel gündem yazısında, ‘başkanlığa da restorasyona da hayır’ başlıklı bir yazı yazıyor ama restorasyonun öznelerinden birisi olacak HDP listelerinden yer alıp onun programına da oy istiyor! Neresinden tutsan elinde kalacak bir kafa karışıklığı! (Bu arada hatırlatmak isteriz ki, seçim siyasetini ‘başkanlık ve restorasyona hayır’  üzerinden oluşturmak isterseniz bunun karşılığı HDP listesinden aday olmak değil aslında TKP’nin (yanlış bir biçimde yaptığı gibi) Başkanlık seçimi konusunda boykot gibi bir tutumla çekimser kalmaktır. Gördüğümüz kadarıyla kafalar epey karışık. Eğer ortaya konulan çerçeve doğruysa yapılan yanlış; eğer yapılan doğruysa gerekçe olarak ifade edilenler yanlış! Şimdi bu arkadaşlar hangisi doğru hangisi yanlış diye de kafa yorup kafalarını iyice karıştırmasınlar ikisi de yanlış!)

Kuşkusuz bu konuları daha fazla tartışmaya devam edeceğiz. Şimdilik tüm tartışmalar bir yana,  solun bu derece Parlamenterist ve seçimci  bir noktaya gelmesinin büyük bir olumsuzluk olduğu unutulmamalıdır. Gezi’nin ardından başlayan; solun inşa sürecinin, HDP gölgesi altında bir noktaya doğru evrilmesi hakikaten solun bağımsız inşasının gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Ancak her şeye rağmen bunu yapan arkadaşlar için (ve elbette sol adına da) üzülmemek elde değil.  Keşke, İsmail Beşikçi’nin şu (haklı) sözlerine de muhatap olmasaydınız : “Ama Türk soluna da bir eleştiri yöneltmek gerekir. Kendi öz çıkarı için, kendi örgütsel çıkarı için, Kürdlere hamallık yaptırmak etik bir tutum değildir. Bunu, solun, ülkenin, halkın genel çıkarı diye meşrulaştırmaya çalışmak da sağlıklı bir tutum değildir.”