Kentsel dönüşümle evleri yıkılan Fikirtepeliler: Biz çadırlarda kalırken onlar Saray’da yaşıyor

Fikirtepeliler önce kiralarının ödenme vaadiyle evlerinden çıkartıldı, sonra da kiraları ödenmedi. Çadırda kalan Fikirtepeliler ile neler yaşadıklarını konuştuk
2018-06-21

İstanbul Fikirtepe’de 2011 yılında kentsel dönüşüm için el sıkışan halkın evleri yıkıldı fakat yerine yenisi yapılmadı. Sokakta kalan mağdur insanlar eski evlerinin olduğu; şimdi ise boş bir arazi olan yere çadır kurarak bu durumu protesto ediyor. Dumlupınar Mahallesi’nde başlayan çadırlı eylemin 9. gününde olan halk, durumu ‘nitelikli dolandırıcılık’ olarak ifade ediyor ve buranın Fikirtepe’deki direnişin merkezi olacağını öngörüyorlar.

Projenin, Kurtlar Vadisi gibi dizilerin de yapımcılığını yapan Pana Holding tarafından satın alınmasının ardından 2016 yılında evini boşaltan halk, sözleşmede inşaat bitene kadar kiralarının ödeneceğinin yazıldığını fakat ilk 1 yıl kiraları ödendikten sonra, 1 yıldır kiralarının ödenmediğini belirttiler. Projenin ise 2018 Haziran ayında bitmesi planlanıyordu, ama yıkılmış evlerin kalıntıları ve boş bir arazi kalmış durumda. “Hazine malı gibi algı yaratmaya çalışıyorlar ama hepsi bizim kendi tapulu kendi evlerimizdi” diyen Zeynep Düzgünoğlu büyük tepki gösteriyor yaşadıklarına: “Ben terziyim, evimde attığım her bir ilmeğin emeği var. Taksitlerle, yoksullukla bu evi satın aldım. 2 çocuk okuttum.”

‘Topraklarımızı geri istiyoruz’
Fikirtepe’nin en eskilerinden şeker ve tansiyon hastası olan 72 yaşındaki Şahanım Şimşek, “17 yaşında buraya geldim, evimi yapıp oturuyordum eşimle. 3 katlı, bahçeli bir evim vardı. Beyim vefat etti. Evim yerle bir edildi. Benim bahçemde ayçiçeklerim vardı. Her gören özenip toplamak isterdi. Domateslerim vardı. Şimdi neyim kaldı? Bir çadır. Hayal gibi hatırlıyorum buraya geldiğim ilk zamanlarımı. Bu vicdansızlığı nasıl yaparlar?” diye isyan etti.

Kızı Medine Şimşek ise annesinin hasta olduğunu, çok ağladığını ve onun için endişelendiğini söyledi. Bizi çadırlara koydu, kendi sarayda yaşıyor diyen Şimşek, “Cumhurbaşkanına ve tüm yetkililere sesleniyorum. Hakkımız olan topraklarımızı geri istiyoruz. Cebini dolduran Pana Yapı sahibi Raci Şaşmaz ve Mahir Şaşmaz’dır ama asıl suçlu devlet. Devlet halkı korumuyor. Bilinçli olmayan halka, okuma-yazma bilmeyenlere sözleşmeyi yalan yanlış anlatarak imza attırdılar” dedi.

‘Varımızı yoğumuzu aldılar’
Pana Holding’in Selimoğlu İnşaat’tan satın aldığını söyleyen Dürdane Uluocak, 37 sene emlakçılık yaparak evi satın aldığını belirtti ve şunları söyledi: “Selimoğlu İnşaat’ın da yapamayacağı ortadaydı. Ceplerini dolduranlar ada temsilcileri ve Pana Yapı sahipleridir. Varımızı yoğumuzu aldılar. Hastayım ama bu halimle geliyorum. Biraz vicdanları varsa hakkımızı versinler ve yakamızı bıraksınlar.”

“Biz aslında 85 parselin 26 parseli direndik, istemedik imzalamak. Ama baskıyla, imza atmaya mecbur bırakıldık. Mahallelerimizde fuhuş, uyuşturucu gibi güvenliğimizi tehdit eden şeyler peydah oldu. Asıl amaç bizi buradan sürüp farklı insanları getirip imara açmak” diyen mağdurlar kendilerinin ilmek ilmek sahip oldukları evin başkaları tarafından rahatça yerle bir edildiğini ifade etti.

Mahkeme sürecini de değerlendiren mağdurlar gerçek kişilerin kağıt üzerinde ortadan kaldırıldığını, Yönetim Kurulu’nu temsilen Pana Yapı’da çaycı olarak çalışan yüzde 80 iş göremez raporu olan Muhammet Kayaoğlu’nun atandığını belirttiler.

Mücadelelerini evlerini alana kadar sürdüreceklerini dile getiren Fikirtepeliler “Burası bizim mahallemiz, evimiz… Bizi kendi evlerimizden atmaya çalışanlara karşı evimizi ekmeğimizi savunmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.